NuMANoLOji

15/8/2006

Şimdi söyle bakalım..

“nasıl olur?” dedi Numan.

 

“Oluyor.” dedi İlker.

 

“İnanmam onunla olduğuna,” dedi Numan

 

“Sen ister inan ister inanma,onunla da oldu.” dedi İlker

 

“Peki bahsettiğimiz diğer çocukla?”

 

“Onunla da oldu,” dedi İlker.

 

"Ulan nereden biliyorsun?" dedi Numan

 

“Abi bilmeyen mi var!.. onunla da oldu …ayrıca geçen bahsettiğimiz tiple de.”

 

Numan’ın içi cız etti ama bu ne kalabalıktı yarabbi..Merakını da celb etmişti bu garip

durum…amma çökertmiştiler bu sefer kafadaki Jan Dark’ı..

 

35 derece altında Mecidiyeköy’de durmadan otobüsler kalkıyordu..Sıcaktan sersemlemiş

 

bir güvercin aniden dönen , kocaman, körüklü 128’in tekerinin altında kaldı… plastik bir

 

kutunun patlaması gibi patladı ,kemikleri alçaktan  tok bir ses çıkardı…

 

 

 

“Abartmayın  o kadar olamaz,”

 

“Senin bildiğin gibi değil,” dedi İlker. “Bu tam anlamıyla afet ve çabuk yer seni,göründüğü

 

gibi değil,elinden geçmedik yok etrafta…”

 

Numan elindeki sigaradan resmen bir ısırık aldı.

 

“Çok aklı başındaydı ve çekingen bir tarafı vardı,”

 

“Tam tarantula aman ha’…Kardeşim şu Caner denen herif neredeyse kitap yazacak,sen mal

 

mısın?”

 

“Peki diyelim ki ben malım,sen bunları uyduruyor olmayasın?”

 

“Başlayacağım naifliğinden… bende oldum onunla,” dedi İlker.

 

Numan tam bir salak heykele dönmüştü artık suratına bok çarpsa kıpırdayacak hali

kalmamıştı… Düşündükçe bulamaç olmuştu her şey…

 

“Abi,” dedi,usulca..

 

Şüphesiz it kadar şerefsiz olmaya gelip dayanmıştı iş…

 

“Birileri sorar, muhabbeti geçerse benim de onunla olduğumu söyle tamam mı?”

 

 

İlker şaşırmıştı. Numan devam etti…

 

“Ama ben onunla olmadım, bir tek ikimiz bilelim bunu.”

 

25/7/2006

Hergele

DERİ

 

 

 

Kapkara çalılar gibi dolaşırken grupta bir deri zevki başlamıştı.O zamanlarda deri giymek için motosiklete sahip olmaya gerek yoktu.

Kapalıçarşı’dan 250 bine ilk deriyi aldığında Numan bir gladyatöre benzemişti zira kolları omuzları dolgun bir ceketti bu.Hergele’de böyle beş altı parçalı bir şey göz doldururdu.

 

-Olum sen salak mısın?

-Ne var ki!..

-Angut bu paraya motorsiklet alırdın lan..

-Ohoo motorsiklet ha biz yürüyoruz ..sırtımızda çanta..

-Temmuz’da götün yansın Eminönü’nde görürsün…

 

Kıyafet önemliydi, zira belli bir yaşa kadar aksesuardır o…

Başta biraz rahatsızlık çekildi tabii…Numan ilk önce yandaki fermuarları açtı…kollar  o kadar şişkindi ki zaten önünü ilikleyemiyordu…Öyle bir şişkinlik ki Olcay’ın kalçalarına taş çıkarıyordu…Hiç dokunmamıştı kürelere… zaten onun o deri pantalonu kesin 20 gündür ayaktan çıkmayınca kalıplaşır en kıvamlı şeklini bulurdu…Elin öyle tene falan ulaşacak durumu olmazdı…

Deri dediğin şey zaten böyledir hiç çıkarmayacaksın ve organik bir şekilde vücuda eklemlenecek…Yapıştımı tamamdır...

 

80’li yıllarda her şeyin üst tarafı şişkindi alt taraflar su çekmiş solucanlar gibiydi…

Bütün sistem suyunu çekmişti ama her şey okul, üniversite, televizyon, dershane,hastane…hatta kerhanelerde kadınların yüzlerinin olmadığı söyleniyordu…bu nedenle verilen peçetelere güzel şiirler yazan arkadaşlar çıkıyordu kimi zaman…

Kadınların yüzlerini görmeyince sevişmede sevişme olmuyordu ama yaratıcılık  alıp başını gidiyordu…İşte böyle…

sık sık da doyum sandalının aheste suları vardı…

 

 

-Aslanım bak Tony Iommi bu, Black Sabbath’dan seninkiyle alakası yok…

Salak bir resim kapkara tipler sallanan haçlar ..zaten hiçbir şey görünmüyor ki resim de…

 

 

 

En sonunda ceketin yaradığı bir an gelmişti Numan için...hiç ummadığı bir şekilde...Karşıt gruplar Hergele’de kapışınca koca bir kereste parçası kolunu sıyırmış deri cekette tampon görevi görmüştü…

 

Ha bir kere de çevik kuvvet aniden kantine girmiş, cekete yüklenmiş coplardan bir iki darbe omzunda başarıyla sönmüştü..

 

O zamanlar Çevik kuvveti yeni kuruyorlardı…