Şimdi söyle bakalım..
“nasıl olur?” dedi Numan.
“Oluyor.” dedi İlker.
“İnanmam onunla olduğuna,” dedi Numan
“Sen ister inan ister inanma,onunla da oldu.” dedi İlker
“Peki bahsettiğimiz diğer çocukla?”
“Onunla da oldu,” dedi İlker.
"Ulan nereden biliyorsun?" dedi Numan
“Abi bilmeyen mi var!.. onunla da oldu …ayrıca geçen bahsettiğimiz tiple de.”
Numan’ın içi cız etti ama bu ne kalabalıktı yarabbi..Merakını da celb etmişti bu garip
durum…amma çökertmiştiler bu sefer kafadaki Jan Dark’ı..
35 derece altında Mecidiyeköy’de durmadan otobüsler kalkıyordu..Sıcaktan sersemlemiş
bir güvercin aniden dönen , kocaman, körüklü 128’in tekerinin altında kaldı… plastik bir
kutunun patlaması gibi patladı ,kemikleri alçaktan tok bir ses çıkardı…
“Abartmayın o kadar olamaz,”
“Senin bildiğin gibi değil,” dedi İlker. “Bu tam anlamıyla afet ve çabuk yer seni,göründüğü
gibi değil,elinden geçmedik yok etrafta…”
Numan elindeki sigaradan resmen bir ısırık aldı.
“Çok aklı başındaydı ve çekingen bir tarafı vardı,”
“Tam tarantula aman ha’…Kardeşim şu Caner denen herif neredeyse kitap yazacak,sen mal
mısın?”
“Peki diyelim ki ben malım,sen bunları uyduruyor olmayasın?”
“Başlayacağım naifliğinden… bende oldum onunla,” dedi İlker.
Numan tam bir salak heykele dönmüştü artık suratına bok çarpsa kıpırdayacak hali
kalmamıştı… Düşündükçe bulamaç olmuştu her şey…
“Abi,” dedi,usulca..
Şüphesiz it kadar şerefsiz olmaya gelip dayanmıştı iş…
“Birileri sorar, muhabbeti geçerse benim de onunla olduğumu söyle tamam mı?”
İlker şaşırmıştı. Numan devam etti…
“Ama ben onunla olmadım, bir tek ikimiz bilelim bunu.”